22 Mart 2025 Cumartesi

İstanbul Türk Dünyası Nevruz Kutlama-Yılmaz Parlar

 Türk Dünyası Nevruz Buluşması Renklerle Dolu

Türk Dünyası Nevruz Buluşması: Renkler, Ezgiler ve Kardeşlik Ruhuyla Dolu Bir Bayram

Her yıl 21 Mart'ta gece ile gündüzün eşit olduğu bu özel gün, doğanın uyanışını, bolluğu, bereketi ve yeniden doğuşu simgeler. Hoşgörü, barış ve kültürel zenginlikleri paylaşmaya da davet eder.



Nevruz, kökenleri binlerce yıl öncesine dayanan bir kültürel miras olarak; dostluk, kardeşlik, barış ve dayanışma mesajlarıyla insanları bir araya getiriyor. UNESCO tarafından 2009 yılında "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak kabul edilen Nevruz, farklı milletler tarafından çeşitli etkinlikler ve ritüellerle yaşatılır.



Türk Dünyasında Nevruz Bayramı

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelerde Nevruz, halk oyunları, geleneksel yemekler, şenlikler ve ateş üzerinden atlama gibi ritüellerle kutlanır.



Nevruz Coşkusu İstanbul’da, Türk Dünyası Kardeşlik İçin Buluştu

İstanbul’da, Türk dünyasının binlerce yıllık geleneği, Ergenekon’dan çıkışın simgesi olan Nevruz bayramı, coşkuyla kutlandı.

21 Mart 2025’te İBB Kültür Mahallesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı, Türk dünyasının renklerini ve kültürünü bir araya getirdi. Protokolün ve halkın yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, binlerce yıllık gelenekler coşkuyla kutlandı.



21 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Mahallesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları, Türk dünyasının kardeşlik ve birlik ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Geniş bir protokolün ve halkın büyük ilgi gösterdiği etkinlik, saygı duruşu ve milli marşlarla başladı. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler ve gaziler anıldı.



İBB Başkanlığın Nevruz dolayısıyla yayımladıkları mesajlarda, bu özel günün birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini belirtti.

Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker, Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç, Anara Baijanova, Yasemin Pınar, Ergül Önder ve Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova’nın öncülüğünde organize edilen "Türk Dünyası Kardeş Buluşması" adlı etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Açılış konuşmalarının ardından demir örs üzerinde çekiçle demir dövülerek Nevruz ateşi yakıldı.



Türk Dünyasının Renkleri Bir Arada

Etkinliğe Özbek Konsolosluğu’ndan Timurbek Hamidov ve Maksudbek Zulunov, Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, Kıbrıs Konsolosluğu’ndan eski Ekonomi Ateşesi Cahit Kayıarslan,  Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, Cemil Kılıç, Araştırmacı Yazar Doç. Dr. Tuğrul Kihtir gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda STK temsilcisileri, Siyasi Parti temsicileri ve elit halk katıldı.



Geleneksel Kıyafetler ve Sanatın Büyüsü

Anara Baijanova’nın organize ettiği Türk cumhuriyetlerine özgü geleneksel kıyafetlerin sergilendiği defile, büyük beğeni topladı. Her ülkeden sanatçılar, kendi şarkılarını, türkülerini ve ezgilerini seslendirerek izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Miniklerin gösterileri ise seyircileri hem gülümsetti hem de büyük alkış aldı. Halk dansları, müzik performansları ile dolu dolu kutlama oldu.



Lezzetlerle Dolu Bir Bayram

Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen ve Kafkas mutfağından örneklerin sunulduğu etkinlikte, Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova’nın hazırlattığı Özbek pilavı ve Anara Baijanova’nın Kazak mantısı, iftarın ana yemeği olarak öne çıktı. Katılımcılar, Türk dünyasının zengin mutfak kültürünü tadarak bayramın keyfini çıkardı.



İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesinde Nevruz Coşkusu, Ergenekon’dan Çıkışın Kutlanışı

Türk milletinin binlerce yıllık töresi olan Ergenekon’dan çıkışı ve yeniden dirilişi simgeleyen 21 Mart 2025 tarihinde İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleştirilen Nevruz Bayramı açılış konuşmaları;



Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç’in Konuşması

Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç, konuşmasında Nevruz’un yalnızca bir bahar bayramı olmadığını, aynı zamanda Ergenekon’dan çıkışın, yeniden dirilişin ve hürriyetin simgesi olduğunu vurguladı. Genç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada Türk dünyasının ortak bayramı olan Nevruz'u kutlamak için bir araya gelmiş olmanın büyük onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Baharın gelişi, toprağın kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü olan Nevruz aynı zamanda bizler için Ergenekon'dan çıkışın, yeniden dirilişin ve hürriyetin simgesidir. Binlerce yıldır Türk milletinin birlik, beraberlik ve özgürlük ruhunu yaşatan bu kutlu gün, farklı coğrafyalarda yaşayan soydaşlarımızı ortak kültürümüz ve değerlerimiz etrafında birleştiren en önemli geleneklerimizden biridir.”



Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker’in Konuşması

Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker, konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak Nevruz’un yalnızca mevsimsel bir değişim değil, ruhların tazelenmesi ve millet olarak kenetlenme günü olduğunu belirtti. Eker’in konuşmasında şu ifadeler dikkat çekti:

“Yıllardır geleneklerimiz arasında Türk'ün bayramı olan bugünü hep birlikte kutluyoruz. Nevruzumuz kutlu olsun! Türk dünyasının ortak bayramı olan bu günü kutlamak için bir araya geldik, birleştik. Tanrı Türk'ün birliğini korusun ve yüceltsin. Eğer bir olursak güçlü oluruz. Eğer gaflete düşersek parçalanırız. Biz her daim bir olacağız.”



Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in Konuşması

Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, Türk dünyası arasındaki birlik bilincinin önemine dikkat çekerken, Nevruz’un Türk milletinin binlerce yıldır diriliş ve birlik simgesi olduğunu vurguladı. Zeybek, konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Türk ulusunun günüdür. Newruz, Nevruz deyip duruyoruz. Bence Farslar da bunu bizden öğrendiler. Yeni günü Nevruz diye çevirdi. Ama asıl olan bizim kültürümüzdür. Bugün burada bu bilinci daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Nevruz, eğlenmenin ötesinde Türklerin bilincine ulaşmalarını sağlayan bir gündür. Kazaklar on gün, Kırgızlar ve Orta Asya’daki diğer Türkler binlerce yıldır bu günü kutlarlar. Bugün dirilişin, yeniden doğuşun günüdür.”



Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

Halaçoğlu, konuşmasına “Bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” sözleriyle başladı: Ancak bu sözleri genişleterek, Türk dünyasının tamamının bir bütün olduğunu vurguladı. “Artık bizim vatanımız sadece Türkiye değil, bütün Türk dünyasıdır. Her biri bizim için bir bayraktır ve yere düşmeyecektir,” dedi.



Türk Dünyası Bir Araya Gelmeli

Halaçoğlu, birlik altında toplanmasının gerekliliğine değindi. Ortak bir tarihin yazılması gerektiğini belirterek, “Türk dünyasını bir araya getirip ortak tarihi birlikte yazmalıyız. Bu tarih, Türk dünyasının her yerinde okutulmalı ve tüm Türk milletini bir araya getirecek bir kaynak olmalıdır,” dedi.

Avrupa Birliği örneğini veren Halaçoğlu, “Avrupa Birliği siyasette, ekonomide, her alanda bir birlik oluşturmuş. Oysa onlar tarihte birbirleriyle savaşmışlar, din çatışmaları yaşamışlar ama yine de bir araya gelmeyi başarmışlar. Biz Türkler ise birbirimizden uzak duruyoruz. Birlik olmadığımız sürece büyük bir güç olamayız,” diyerek Türk dünyasının birleşmesi gerektiğini belirtti.



Türk Dünyası, Dünyanın En Güçlü Devletlerinden Biri Olabilir

Türk dünyasının sahip olduğu yeraltı zenginlikleri, petrol, doğalgaz, toryum ve bor gibi kaynaklarla dünyanın en güçlü topluluklarından biri olabileceğini ifade eden Halaçoğlu, genç nesillerin bu ortak tarihin birer parçası olduğunu anlamaları gerektiğini söyledi. “Bunu yapmadan sadece konuşmanın bir anlamı kalmaz,” diyerek konuşmasını sürdürdü.



Her Türk Devleti Bizimdir

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ancak aynı zamanda Türkmen, Azeri, Kırgız, Kazak, Özbek ve Kıbrıs Türklerinin de vatandaşı olduğunu ifade eden Halaçoğlu, “Her biri benim bayrağımdır. Türk dünyası için can verecek şuura erişmek zorundayız. Bunu yaptığımızda her şeyin üstesinden geliriz,” dedi.



Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur

Halaçoğlu, Türk’ün kurtu kendine simge olarak seçmesini, “Kurt ehlileştirilemez. Kimseye muhtaç olmadan Türk milleti kendi arasında birlik ve beraberlik içinde bu mücadeleyi vermek zorundadır,” sözleriyle açıkladı. Alfabenin tek hale gelmesi gibi tarihin de tek bir bütün olarak yazılmasının önemine vurgu yaptı.

Halaçoğlu, ekonomik işbirliği ve yatırımların da bu birleşmenin temel taşları olacağını belirterek, Türk dünyasının dünyanın en güçlü devlet topluluklarından biri olabileceğini ifade etti.

Nevruz’unuz Kutlu Olsun

Konuşmasını Nevruz Bayramı’nı kutlayarak sonlandıran Halaçoğlu, Türk dünyasının birliğinin önemine bir kez daha dikkat çekti.


Özbek Konsolos



Konuşmasında Nevruz'un farklı kültürler arasında bir köprü olduğunu vurguladı. Türk dünyasının kardeşlik ve birlik mesajlarının yükseldiği bu anlamlı etkinlik olduğunu, Nevruz’un binlerce yıllık geleneğini yaşatırken, Türklük kültürel zenginliği bir kez daha hatırlattı.



Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova konuşmasında;

 Renklerin, ezgilerin ve lezzetlerin buluştuğu bu özel gün, Türk dünyasının gücünü ve birliğini tüm dünyaya gösterdi. İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde düzenlenen bu Nevruz Bayramı kutlaması, Türk milletinin birlik, beraberlik ve kültürel değerlerini yaşatma amacını taşıyan anlamlı bir etkinlik olarak tarihteki yerini aldı. Ergenekon’dan çıkış ruhunun halen diri olduğu ve geleceğe dair güçlü adımlarla yüründüğünü vurguladı.



Nevruz'un Tarihçesi

Nevruz, kökeni itibarıyla Pers kültürüne dayansa da, Türk dünyasında da önemli bir yere sahiptir. Özellikle Orta Asya Türk devletlerinde ve Anadolu'da binlerce yıldır kutlanan bu bayram, UNESCO tarafından da "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" listesine alınmıştır. Nevruz, Türk kültüründe Ergenekon Destanı ile de ilişkilendirilir ve demir dağların eritilerek Türklerin özgürlüğe kavuşmasını simgeler.

yilmazparlar@yahoo.com


27 Ocak 2025 Pazartesi

Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi-Yılmaz Parlar

  Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi,

Tarih ve Birlik Mesajları

26 Ocak 2025 Pazar günü, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği'nde, Birlik ve Kültür Gecesi konseptiyle, Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi düzenlendi

Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği’nin ev sahipliğinde, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen özel gece, Kafkas kökenli Türkleri bir araya getirdi. Tarih, kültür ve birlik mesajlarının ön plana çıktığı geceye önemli isimler katılarak konuşmalar gerçekleştirdi.

Gecede; Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva,, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad YusubovTopkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı,, Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel,, TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıs, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa,, Tarihçi Âlim Makhsav birer konuşma yaptı.

Geceyi renklendiren etkinlikler arasında halk dansı gösterileri, geleneksel yemek sunumları ve müzik performansları yer aldı.



Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov: “Değerlerimiz Bizim Kimliğimizdir”

Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov, kültürel zenginliklerin ve farklılıkların, bir toplumun en güçlü yönü olduğunu ifade etti. Konuşmasında, geçmişten günümüze aktarılan değerlerin birleştirici gücünü şöyle özetledi:

“Bugün burada, farklılıklarımızın ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu görüyoruz. Dağıstan’ın köklü tarihi ve gelenekleri, birlik ve beraberliğimizin temel taşlarıdır. Her köy, her gelenek bizi biz yapan değerleri içinde barındırır. Bu değerlerimizi korumak ve yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz.”



Başkan Zümrüt Kızrıeva: “Kültürümüzü ve Birliğimizi Yaşatıyoruz”

Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva konuşmasında, genç nesillere kültürel mirasın aktarılmasının önemini vurguladı:

“Bugün burada kültürümüzü tanıtmak, milletimizi bir araya getirmek için toplandık. Bu programları, geleceğimiz olan gençlerimizi birleştirmek ve köklerimizi unutmamak için yapıyoruz. İnşallah daha büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”dedi



Tarihçi Âlim Makhsav’un Kuzey Kafkasya Sunumu, Coğrafi ve Etnik Yapı

Kuzey Kafkasya'nın Coğrafi Konumu

Konum Bilgisi: Kuzey Kafkasya, Rusya'nın güneyinde, Kafkas Dağları'nın kuzey yamaçlarında yer alır.

Sınırlar: Bölge, doğuda Hazar Denizi ve batıda Karadeniz ile çevrilidir. Toplam yüzölçümü yaklaşık 223.714 km²’dir.

Öne Çıkan Dağlar: Kafkas Dağları’nda Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Elbrus Dağı (5.642 metre) bulunmaktadır.



Bölgenin İklimi

İklim Özellikleri: Dağlık alanlar genellikle serin ve karasal iklimle karakterize edilirken, ovalarda daha sıcak ve ılıman koşullar hakimdir.

Siyasi Harita ve Yönetim Yapısı

Kuzey Kafkasya, iki kray ve yedi cumhuriyete ayrılmıştır:

Kraylar: Krasnodar Kray ve Stavropol Kray.

Cumhuriyetler; Adıgey Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti, İnguşetya Cumhuriyeti, Çeçen Cumhuriyeti, Dağıstan Cumhuriyeti



Etnik Çeşitlilik

Etnik Yapı: Kuzey Kafkasya, dünyanın en çok etnik çeşitliliğe sahip bölgelerinden biridir. Yaklaşık 100’den fazla halkın yaşadığı bilinmektedir.

Büyük Etnik Gruplar: Çeçenler, Avarlar (yaklaşık 1.5 milyon), Adigeler (700.000-750.000), Kabardeyler ve Karaçay-Çerkesler gibi gruplar, bölgenin demografik yapısında önemli yer tutar.



Parçalanmış Yapılar: Avarlar gibi bazı etnik gruplar, birçok alt gruba ayrılmaktadır.

Diller ve Kültürel Grup Dağılımı

Dil Aileleri: Bölgede Hint-Avrupa, Altay ve Kafkas dil ailelerinden gruplar yaşamaktadır. Özellikle Kafkas dil ailesi, yerel dillerin çeşitliliğini yansıtır.

Türk Dilleri: Bölgede Kipçak grubuna ait Türk dilleri konuşulmaktadır. Karaçay-Balkar Türkçesi ve Nogayca, bu dillerin en bilinen örneklerindendir.

Dağıstan’ın Özgünlüğü

Etnik Çeşitlilik: Dağıstan, farklı etnik grupların ve dillerin bir arada yaşadığı, benzersiz bir yapıya sahiptir. Bazı köylerde yalnızca bir milletin yaşaması gibi durumlar yaygındır.

Kültürel Zenginlik: Dağıstan’da etnik gruplar arasındaki uyum, bölgenin sosyal dokusunu zenginleştiren önemli bir unsurdur.

Kuzey Kafkasya, coğrafi, etnik ve kültürel açıdan oldukça karmaşık ve zengindir. Bölgedeki çeşitlilik, yalnızca yerel toplumlar için değil, dünya genelindeki etnografik ve kültürel çalışmalar için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bu özellikler, bölgenin hem tarihi hem de siyasi önemini artırmaktadır.



Doç. Dr. Cihat Yaycı, “Dağıstan, Türk Dünyası’nın Kalesidir”

Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı, konuşmasında Kafkas Türklerinin tarihî ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ı Türk birliğinin önemli bir parçası olarak tanımlayan Yaycı, şu ifadeleri kullandı:

“Dağıstan sadece bir bölge değil, Türk dünyasının kalesidir. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki Rus ve İngiliz propagandaları, halkları bölerek bizi bir köye indirgemeye çalışmıştır. Avarlar, Kumuklar, Nogaylar ve diğer halklar Türk milletinin ayrılmaz parçalarıdır. Birlik ve beraberlik içinde bu propagandaların üstesinden gelebiliriz. Şeyh Şamil, Türk’ün efsanevi atasıdır. Onun mirasını unutmamalı ve gelecek nesillere aktarmalıyız.”

Hazar Denizi’ni Türk dünyasının mavi vatanı olarak tanımlayan Yaycı, Dağıstan’ın, Avrupa’ya açılan kapı olma konumuyla stratejik önemini de vurguladı.



Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel'den Gençlere Sesleniş

Geçmişten Geleceğe Türk Varlığı

Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, geçen gün bir toplantıda Türk kültürünün ve küresel öneminin altını çizdi. Yücel, konuşmasının başında gençlere hitap ederek, "Geleceğimizin teminatı sevgililerin" dedi.
 
Tarihin Derinliklerinden Kafkaslara Uzanan Türk Varlığı
 
Yücel, Türklerin tarih boyunca yaşadıkları coğrafyanın önemine dikkat çekerek, "Türk tarihi, özellikle Türkistan'dan başlayarak Kafkaslar'a kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu topraklar tarihi boyunca mücadelelerin merkezi olmuştur". Kafkasların oluşturduğu bir kapı olduğunu belirten Yücel, bu coğrafyada var olan miktarın arttığını vurguladı.
 
 Türk Töresi ve Kültürel Değerler
 

Yücel, Türk kültürünün temellerinden birinin Türk töresi olduğunu belirterek, bu değerlerin geçmişteki gidişat hayatını şekillendirdiğini ifade etti. "Türk töresi, tarih boyunca hayatın her alanında damgasını vurmuştur" dedi.



 
 Zülümler ve Tarihin Ağırlığı
 
 Kafkas coğrafyasının tarihsel olarak şehitlerle dolu olduğuna dikkat çeken Yücel, "Kafkaslar'da tarih boyunca milletlerin iktidar mücadelesi yaşandı. Bizim varlığımız, topraklarımızın hak sahibi olmalıyız" şeklinde konuştu. Türk milletinin tarih boyunca mevcut siyasi çalkantılara rağmen varlığını sürdürdüğünü belirtti.
 
 Turan Birliği ve Gençlik Vurgusu
 
 Kültürel bir Turan birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Yücel, gençlerin bu süreçte büyük bir rol oynaması sürecini ifade etti. "Türk dünyası, siyasi sebeplerle birbirinden ayrılır. Bizim amacımız, kültürel bir birlik oluşturmaktır" dedi. Yücel, gençlerin tarih bilincine sahip olarak donanımlı bir gelecek inşa edilme durumunun olmadığını çizdi.
 
Kültürel Birlik ve Bilinçli Gelecek
 
 Konuşmanın sonunda mevcuta, Türk kültürünün aktarıldığı ve gelecek nesillere aktarılmasının genişletildiğini hatırlatan Yücel, "Unutmayın, Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" diyerek birlik ve beraberliğin gerekliliğini bir kez daha vurguladı. Türk tarihi ve değerlerine sahip olan yola devam ettikleri, geleceğin güvencesinin genişlediğini bildirdi.



Türkistanlılar Derneği Başkanı Ekber Yassa, “Birlik ve Dayanışma Günü”

Gecede konuşma yapan Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa ise etkinliğin önemini şu sözlerle dile getirdi:

“Bugün, kültürümüzü yaşatmanın yanı sıra birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Birlik ve dayanışmamız, geleceğimizin teminatıdır. Katılım sağlayan herkese teşekkür ederim.”



TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, Dağıstanlılar ve Türk Kimliği Üzerine Önemli Mesajlar

TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, yaptığı bir konuşma ile Türk dünyası ve Türk kimliğine dair önemli mesajlar verdi. Dağıstan’ın stratejik önemi, Türk dünyası ile olan bağları ve geleceğe yönelik görüelerini dile getiren Uaıss, görüşlerini Atatürk’ten alıntılarla destekledi.

Atatürk’ün Vurgusu

Yerzhan Uaıss, konuşmasının başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk'ü anarak, onun “Ne mutlu Türk’üm!” sözüne dikkat çekti. Bu ifadeyi, Türk kimliğinin birliği ve dayanışması için yol gösterici bir ilke olarak tanımladı. Atatürk'ün mesajının, Türk milletinin ortak bir kimlik altında toplanmasında hala önemli bir rol oynadığını belirtti.

Türk Dünyası Bağları

Uaıss, Dağıstan’ın Türk dünyasıyla olan sıkı bağlarını vurguladı. Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerle gelişen iş birliğinin ve kültürel paydaşın gelecekte daha da kuvvetleneceğine işaret etti. Bu bağların korunması ve geliştirilmesinin, Türk milletinin birliği için hayati olduğunu dile getirdi.

Türk Üniversiteleri ve Kültürel Varlık

Türk üniversitelerinin varlığının ve geliştirilmesinin önemine değinen Uaıss, bu kurumların Türk kültürünü yaşatmada ve yaymada önemli rol oynadığını ifade etti. Türk hükümetlerinin bu konuda daha fazla destek vermesi gerektiğini özellikle vurguladı.

Dağıstan’ın Stratejik Önemi

Konuyu Dağıstan'ın stratejik konumuna getiren Yerzhan Uaıss, bölgenin Türk dünyası ile olan tarihsel ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ın, Rusya’nın güneyinde bir Türk bölgesi olarak öne çıktığını belirterek, bölgenin tarih boyunca oynadığı kritik rolleri anlattı.



Tarihsel Figürler ve Kültürel Miras

Konuyla ilgili tarihsel referanslara da yer veren Uaıss, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli figürlerine ve Dağıstan’ın Türk tarihindeki yerine vurgu yaptı. Bu bağlamda, Türk milletinin tarihsel mirasının korunmasının önemine dikkat çekerek, ortak kültürel değerlerin öne çıkarılmasını savundu.

Gençlik ve Gelecek

Konuyu geleceğe taşıyan Uaıss, Türk soyunun birlikteliğinin ve dayanışmasının genç nesiller tarafından benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin, Türk kimliğini kucaklayarak geleceğe umutla bakmalarının önemli olduğunu belirtti.

Yerzhan Uaıss, Türk dünyasının ortak bağlarını ve dayanışmasının ön plana çıkarılması gerekliliğini bir kez daha hatırlatarak, Türk kimliğinin gelecekteki önemi üzerine derin bir farkındalık yarattı.

Halk Dansları ve Geleneksel Yemekler İlgi Gördü

Etkinlikte, Dağıstan ve Kafkas halk dansları gösterileri büyük ilgi gördü. Ayrıca katılımcılara, Kafkas mutfağından çeşitli lezzetler sunuldu.

yilmazparlar@yahoo.com


15 Aralık 2024 Pazar

Azarnegari Art House-Yılmaz Parlar

 Azarnegari Art House

Azarnegari Sanatı Yeni Bir Çağa Kapı Açtı, 

Sanatın Gücünü Keşfedin

Ahad Saadi’nin Büyüleyici Sanat Yolculuğu,

Sanat dünyasının efsanevi ismi Ahad Saadi’nin yarattığı Azarnegari sanatı, şaşırtıcı bir şölenle İstanbul Maçka’da sanata boyut kazandırarak, yeni bir döneme damga vurdu.

Ahad Saadi tarafından kurulan “Azarnegari Art House”, 14 Aralık 2024 Cumartesi günü, Parisa Karamnezhad, Javad Süleymanpur, Mehmet Najafzadeh ve Gökçe Akay gibi sanatçıların etkileyici eserleriyle kapılarını açtı.



Yalnızca bir açılış değil, aynı zamanda sanatın ve sanatçının toplum üzerindeki etkisini vurgulayan anlamlı bir buluşma oldu.

Bu özel sergi, sanatçının yenilikçi yaklaşımını ve Azarnegari'nin büyüleyici estetiğini, sanatseverleri bir araya getirerek muhteşem bir deneyim sundu. Sanatseverler, gün boyu devam eden bu eşsiz atmosferde, sanatın insanının gücü üzerindeki gücü bir kez daha deneyimlediler



Sanat merkezi Sanat Evinin açılışına, Başta Cem Yıldırımer’in Başkanlığını yaptığı Tek Hedefimiz Eğitim Derneği olmak üzere, sanat eğitim dernekleri, üniversite temsilcileri, değerli akademisyenler, ünlü sanat koleksiyonerleri, alanında yetkin başarılı sanatçılar ve sanat sever elit bir topluluk katıldı.

Modern sanat anlayışına öncülük eden bir buluşma noktalarından biri oldu. Ahad Saadi’nin, ateşle sanata anlam katan Azarnegari teknikleri, sanatı yeni bir boyuta taşıyarak estetik algıyı tamamen yeniden tanımladı.



Konukların samimi sohbetleri ve eserler üzerine yaptıkları derinlemesine tartışmalarla renklendi. Sanatın evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hissettiren bu etkinlik, sanatın sadece bireyler için değil, toplumlar için de ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.

Ahad Saadi’nin çocukluk yıllarından beri ateşle yanan bir tutku olarak geliştirip dünya çapında bir fenomene dönüşen Azarnegari, sanatseverleri şaşkın, hayran ve düşünceye dalmış bir halde bırakıyor. Kumaşların ışıkla dansı, izleyiciye her bir eserin kendi hikayesini fısıldamasına olanak tanıyor. Kumaşın üzerindeki ışık oyunları ve renklerin ahengi, sanatçının derin felsefi düşüncelerinin bir yansıması olarak hayat buluyor.



Sanat dünyasında yeni bir deha olarak kabul edilen Ahad Saadi, Azarnegari sanatıyla evrensel değerlere ışık tutuyor. Onun çalışmaları, estetik ve güzelliği kutsayarak olumlu düşüncenin gücünü öne çıkarıyor. Saadi’nin eserlerinde çiçeklerin canlılığı, doğanın büyüleyici estetiği ve ışıkla uyumlu bir dönüşüm öne çıkarken, izleyiciler bu eserlerde kendi iç dünyalarına derin bir yolculuk yapma fırsatı buluyor.

Saadi’nin özünde bulunan sevgi, şefkat ve naziklik değerleri, onun Azarnegari ile sanatı evrensel bir dile dönüştürmesini sağlıyor. Modern çağın kaosunda bir huzur adası yaratan sanatçı, eserlerinde bu bütünleşmeyi başarıyla sergiliyor. Tebriz’de doğan Saadi, kültürel zenginlikten beslenen bu sanatsal yaklaşımıyla sadece kendi köklerinden değil, aynı zamanda tüm insanlığın ortak değerlerinden ilham alıyor.



“Azarnegari Art House” sergisi, Ahad Saadi’nin benzersiz sanat anlayışının bir başka boyutunu ortaya koyarken, sanatseverleri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. Modern sanatın büyük ustalarından biri olan Saadi, eserleriyle hem bugünü hem de geleceği etkiliyor. Onun yarattığı bu sanat evreni, sürekli bir yenilik ve ilham kaynağı olarak, tüm insanlığı daha iyi bir geleceğe davet ediyor.

Ahad Sadi’nin öncülüğünde yükselen bu mekân, sanatın ve sanatçının geleceğine ışık tutma misyonunu sürdürüyor.

Sanat Evi'nin Göz kamaştıran sanat eserlerinin sergilendiği bu özel sergisi, sanatın birliği ve beraberliğin simgesi olma misyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her sanatçının kendine özgü tarzını ve bakış açısını yansıtmakla kalmayıp, ziyaretçilere derin düşüncelere dalma fırsatı sundu.

 

yilmazparlar@yahoo.com


14 Aralık 2024 Cumartesi

12. Uluslararası İpekyolu Film Festivali Muhteşem Bir Açılışa İmza Attı-Yılmaz Parlar

 12. Uluslararası İpekyolu Film Festivali Muhteşem Bir Açılışa İmza Attı

Sinemanın Kalbi Beyoğlu’nda Atıyor

Kültürlerın Buluşma Noktası, Antik İpekyolu Üzerinden Gelen Sinema Büyüsü

Geyik Figürleriyle Bezenen Tema, İpekyolu Festivali Bu Yıl Şıklığıyla Göz Kamaştırıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün desteklediği ve İpek Yolu Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı tarafından bu yıl 12. kez düzenlenen Uluslararası İpekyolu Film Festivali, 13 Aralık 2024 Cuma günü büyük bir coşku içerisinde Beyoğlu Sineması’nda perdelerini araladı. Bu büyülü etkinlik, sadece sinema severleri değil, İpekyolu'nun tarihi rüzgarını sanatla harmanlamak isteyen herkesi büyülemeyi başardı.

Festivalin ilk günü, SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz’ün yürekten ve samimi bir karşılama konuşmasıyla başladı. Güleryüz, sinemanın kültürler arası bir köprü olma görevini vurgularken, özellikle bu festivalin sadece İpekyolu coğrafyasından değil, dünyanın dört bir yanından gelen filmleri ve sanatçıları da kapsamasına dikkat çekti. “Birlikte sanatı ve sinemayı desteklemek için buradayız,” diyen Güleryüz, festivali daha da anlamlı kılan detaylara değindi.

Ardından söz alan Festival Direktörü Feza Sınar ise bu yıl festivale katılan toplam 279 filmin, sinemanın uluslararası bir dil olduğunu bir kez daha kanıtladığını dile getirdi. Sınar, “İpekyolu’nun tarihi köklerinden gelen kardeşlik ruhu, şimdi sanat yoluyla daha da büyüyor,” ifadeleriyle coşkuyu zirveye taşıdı.



Çarpıcı Tema, Geyik ve Geyik Boynuzları

Festival bu yıl, afişinde İpekyolu coğrafyasında yüzyıllardır önemli bir sembol olan geyik ve geyik boynuzu figürlerine yer vererek gelenekle modernliğin bir araya geldiği zarif bir tema sundu. Bu semboller, kültürel zenginlik ve birleştirici bir enerji yaratma mesajını şöyleyen bir büyük resmin parçası olarak yansıttı.



Festivalin Zirvesi, Yarışma Kategorileri

Uluslararası İpekyolu Film Festivali, ulusal ve uluslararası kategorilerde verilen ödüllerle sinema dünyasının kalbinin Beyoğlu'nda attığını bir kez daha gösterdi.

Ulusal Kategoriler

Belgesel Film: En iyi belgesel film, en iyi yönetmen, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi senaryo, en iyi kurgu.

Animasyon Film (Şafak Tavkul Anısına): En iyi animasyon film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo ve en iyi animatör.

Kısa Film: En iyi kısa film, en iyi kadın ve erkek oyuncu, en iyi yönetmen, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi kurgu, en iyi senaryo.



Uluslararası Kategoriler

En iyi kurmaca film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi belgesel, en iyi animasyon ve Jüri Özel Ödülü.

Festival özellikle geçen yıl ilk kez İpekyolu dışından gelen filmlere verilen Kardeşlik Ödülü ile dikkat çekmişti. Bu yıl da bu büyük prestije layık filmler için nefesler tutuldu.

Sanatseverler Beyoğlu Sineması'nda Buluşuyor

13-15 Aralık tarihleri arasında Beyoğlu Sineması'nda gösterimler, söyleşiler ve atölyelerle zengin bir program izleyiciyi bekliyor. 19 Aralık’ta ise Şişli Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenecek ödül töreni, festivalin doruk noktalarından biri olacak.



Sinema Tutkunları İçin Kaçırılmaz Bir Fırsat

Uluslararası İpekyolu Film Festivali, sinemanın büyülü dünyasını keşfetmek isteyenler için tarihi bir atmosferde eşsiz bir deneyim sunuyor. Beyoğlu'nun tarihi dokusu ve sanata kattığı değerle dikkat çeken bu festival, uluslararası alanda farklı kültürleri bir araya getirerek sinemanın birleştirici gücünü gözler önüne seriyor.

Bu yıl büyük bir coşkuyla başlayan festival, dünya çapında ödül almış filmlerden, bağımsız yapımlara kadar geniş bir yelpazeye ev sahipliği yapıyor. Ünlü yönetmenlerin ve oyuncuların da katılımıyla düzenlenen söyleşiler, atölye çalışmaları ve paneller, sinema tutkunlarının ufkunu genişletecek bir platform sunuyor.

Festival programında yer alan etkinlikler, sadece sinema salonlarıyla sınırlı kalmayıp, Beyoğlu'nun ikonik mekanlarında gerçekleştirilecek özel gösterimlerle de devam edecek. Bu eşsiz etkinlik, yerli ve yabancı sinemaseverlere unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor.

Sinema dünyasının kalbinin attığı bu festivali kaçırmamak için programı takip edin.

yilmazparlar@yahoo.com

 

8 Eylül 2024 Pazar

Kazakistan Bağımsızlığının 33. Yılı-Yılmaz Parlar

  Kazakistan Bağımsızlığının 33. Yılı

Almatı’nın Alatau İlçesinden Gelen Efsanevi Müzik Topluluğu 33 Yıl Sonra Yeniden Sahnede

Müzik ve Birlikteliğin Buluşması

Almati'nin Alatau ilçesinden gelen müzik topluluğu, Kazakistan'ın bağımsızlık kutlamaları çerçevesinde Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi'nde unutulmaz bir konsere imza attı. 33 yıl önce, aynı grup, bağımsızlık günü konseriyle gönülleri fethetmişti. 33 yıl önce Kazakistan’ın bağımsızlık günü kutlamalarında verdiği ilk konserin coşkusunu yeniden canlandırdı. Bu yıl ise Türk-Kazak dostluğunu pekiştiren bir etkinlik olarak adını duyurdu.





Kazakistan-Türkiye İlişkilerinin 33. Yılı: Bağların Güçlenmesi ve Ortak Kültürel Miras

Kazakistan ile Türkiye arasında dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin 33. yılını kutlamak amacıyla düzenlenen program, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Zeytinburnu Belediye Başkanı, Kazakistan'ın bağımsızlığının 33. yılına vurgu yaparak, Türkiye’nin Kazakistan ve diğer Türk devletleriyle olan tarihi ve kültürel bağlarının ne kadar derin olduğunu ifade etti.



Başkan, Malazgirt Zaferi'nden bu yana Anadolu'ya göç eden Oğuz Türklerinin ata yurdunu geride bıraktığını, 1991 yılında Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Azerbaycan gibi Türk devletlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarının Anadolu Türkleri için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu belirtti. Türk dünyası, Altaylardan Tuna'ya, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş coğrafyada 250 milyonluk bir kardeşlik zinciri oluşturmaktadır.



Başkan, Kazakistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bağımsızlıkla birlikte başladığını, 1992 yılında Türkiye’ye gelen 10 bin Kazak öğrencisinin Türk-Kazak ilişkilerinin güçlenmesine katkıda bulunduğunu vurguladı. Bu öğrencilerden bazıları, ülkelerine döndüklerinde Türkiye ile Kazakistan arasında gönül elçileri olmuşlardır. Kazakistan’ın ekonomik ve diplomatik başarıları, özellikle enerji, teknoloji ve eğitim alanında, dünya çapında takdir edilmektedir.



Zeytinburnu Belediye Başkanı, Kazakistan'ın kültürel mirasına da değinerek, Hoca Ahmet Yesevi, El Farabi gibi önemli düşünürlerin Türk dünyası ve insanlık için birer rehber olduklarını belirtti. Başkan, Kazakistan’ın 33 yıllık başarı hikâyesinin, gelecekte de devam edeceğini dile getirerek, kardeş Kazak halkının bağımsızlık bayramını kutladı.

Bu etkinlik, Kazakistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlarken, Türk dünyasının ortak kültürel ve tarihi mirasının önemine de vurgu yaptı.



Ritimler ve Gelenekler

Konser, Kazak ve Türk halkları arasındaki güçlü dostluk bağlarını vurgulayan anlamlı bir etkinlik olarak dikkat çekti.

Yüzlerce müzikseverin katıldığı bu özel gecede, geleneksel Kazak müzikleri ve modern eserler sahnelendi. Türk dinleyiciler, Kazak müziğinin büyüleyici ezgileriyle adeta geçmişe yolculuk yaptı.



Konserde, Kazak müziğinin etkileyici melodileri ve zengin folklorik dansları sergilendi. Katılımcılar, müzik topluluğunun geleneksel çalgılarındaki ustalığını ve sahnedeki coşkusunu hayranlıkla izledi. Dinleyiciler, nostaljik anıların canlandığı bu etkinlikte hem eğlendi hem de kültürel mirasa tanıklık etti.



 Birlikte Daha Güçlüyüz

Etkinlik, Türk ve Kazak halkları arasındaki dostluğu sembolize ederken, geleceğe dair yeni umutlar ve işbirlikleri için bir platform oluşturdu. “Birlikte daha güçlüyüz!” sloganıyla sahne alan sanatçılar, her nota ile bu bağı güçlendirdi. Kazakistan'ın bağımsızlık coşkusunu paylaşan herkes, bu büyülü gecede tarih yazdı. Kazakistan Bağımsızlığının 33. Yılında Almatı’dan Gelen Müzik Topluluğu İstanbul’da Türk-Kazak Dostluğunu PekiştirdiTürk-Kazak Dostluğu Müzikle Taçlandı



33 Yılın Anıları Canlandı

Alatau’dan gelen bu müzik topluluğu, Kazakistan’ın bağımsızlık mücadelesiyle simgeleşmiş, ülkenin kültürel mirasının bir parçası haline gelmişti. 33 yıl önce bağımsızlık gününde sahneye çıkan aynı grup, bu kez Türk-Kazak dostluğunu pekiştirmek için İstanbul’da performans sergiledi. Hem tarihî bir bağ hem de geleceğe yönelik umutlarla dolu olan bu etkinlik, dostluk köprülerinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.



Etkinlikte Kültürel Paylaşım Öne Çıktı

Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleşen bu konser, sadece müzikal bir şölen olmanın ötesinde, iki ülke arasında kültürel alışverişin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Türk izleyiciler, Kazak müziği ve danslarıyla Kazakistan’ın ruhunu hissetti, Kazak misafirler de Türk kültürüne olan yakınlıklarını bir kez daha vurguladı.



Gelecek Nesiller İçin İlham Verici Bir Performans

Bu anlamlı etkinlik, iki milletin sanat yoluyla nasıl bir araya gelebileceğini, sınırları aşarak kültürlerin nasıl paylaşılabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Kazak müzik topluluğu, performansıyla sadece bugünün izleyicilerini değil, gelecekteki kuşaklara da ilham verecek bir miras bıraktı.

Konser sonunda, katılımcılar hem Kazakistan’ın bağımsızlık gününü hem de Türk-Kazak dostluğunu coşkuyla kutladı.

yilmazparlar@yahoo.com

KAYNAK


İstanbul Türk Dünyası Nevruz Kutlama-Yılmaz Parlar

  Türk Dünyası Nevruz Buluşması Renklerle Dolu Türk Dünyası Nevruz Buluşması: Renkler, Ezgiler ve Kardeşlik Ruhuyla Dolu Bir Bayram Her yıl ...